Hac muhteşem bir duygu. Hac nasıl yapılır, Safa ile Merve arasında ne olur, ne zaman Arafat'a çıkılır?
Bunların çoğunu biliyorsunuzdur. Peki haccın önemsiz ya da detay gibi görünen noktalarının ne kadar farkındasınız? Eğer gelecek yıllarda hacca gidecekseniz ya da gidecek bir yakınınız varsa daha huzurlu ve daha mutlu bir hac yapmak için bunları bilmenizde fayda var.
İTİRAZ ETMEYİN
Arabistan'a ulaştığınız andan itibaren itirazı unutun. Alacağınız cevap hemen hemen aynı olur: "Sabır hacı, sabır." Yasak yani "haram" sözcüğü en çok duyacağınız bir başka kelime olacak. Bu sözcüğü duyduğunuz andan itibaren yapacağınız en güzel şey durumu kabullenmek. Cevabı ne kadar mantıksız da bulsanız böyle yapın. İtiraz etseniz bile bir şey değişmez. O nedenle tartışarak zaman kaybetmeyin. Hem moraliniz bozulur hem de ibadete olan motivasyonunuz kaybolur.
SAATLERCE YÜRÜMEYE HAZIR OLUN
Daha önce hacca gidenlerin, imamların ya da hocaların "Hacca genç yaşta gidin" tavsiyesini göz ardı etmeyin. Erken yaşta hacca gitmenin sevabı kadar fiziki gerçekliği de var. Kutsal vazifesini yapacak insanların enerjik, dinç ve güçlü olmaları çok önemli. Kabe'ye gidiyoruz derken (paranız çok değilse) hemen Kâbe'nin yanında ya da yakınında kalacağınızı, namaz kılıp, ibadet edip otele dönüp dinleneceğinizi düşünmeyin. Böyle olanlar da var. Ancak 2 milyon kişi arasında bunların oranı oldukça düşük. Harem'e (Kâbe'nin olduğu yer) 10 km, 15 km uzakta kalan hacı adaylarının sayısı oldukça fazla. Genç ya da güçlü olmak (siz buna 'zinde' de diyebilirsiniz) Kâbe tavafı sırasında ya da Safa ile Merva arasındaki yürüyüşlerde de çok önemli. Bunların hepsini gitmeden önce defalarca dinlemiş ya da okumuş (ve tabii ki olayın önemini kavramayan) biri olarak söylüyorum ki, genç yaşta gidin... Ne kendiniz yorulun ne diğer Müslümanları yorun...
TEK DEĞİL, İKİ VALİZ HAZIRLAYIN
Hac döneminin yoğunluğundan da kaynaklanan nedenlerle kendinizi garantiye almak istiyorsanız bir değil iki ayrı valiz hazırlayın. Diğer ülkelerde hizmet sektörünün Türkiye kadar iyi olduğunu düşünmeyin. Her iki valize de günlük kullanabileceğiniz elbiselerden koyun. İkinci valiziniz küçük olsun ve uçakta yanınıza alın. Aksi halde eşyalarınız olmadan birkaç gün geçirmek zorunda kalabilir ya da bütün haccı bagajsız geçirebilirsiniz. Elbette ki her giden hacı bu sorunu yaşamıyor. Zaten Türk firmaları ve Diyanet işini büyük bir ciddiyet içinde yapıyor. Ama unutmayın ki, hac Türkiye'de yapılmıyor. Temel problemler ya da insani ihtiyaçlara her yerde aynı duyarlılık gösterilmiyor.
KUYRUK OLMAYAN YER YOK
Kutsal topraklara ulaştığınız andan itibaren nereye giderseniz gidin mahşeri bir kalabalığa ya da uzun kuyruklara hazırlıklı olun. Acele etmeyin, geç kaldım telaşı içine girmeyin.
O MUHTEŞEM AN
Mekke'ye vardınız, otelinize yerleştiniz. Hazırlıklarınızı tamamladınız ve bir an önce yola çıkmak istiyorsunuz. Aklınızda, kalbinizde, ruhunuzda o muhteşem buluşmanın heyecanını hissediyorsunuz. Ne kadar kendinizi tutsanız, kendi kendinizi "Ben o kadar etkilenmem", "Amma da abartıyorlar, ne var canım bu manzarada" ya da "Eh.. etkileyici ama..." deseniz bile yanıldığınızı anlamak için Kâbe'yi görmeniz yeterli olur. Kelimeler biter, hayat durur, o güne kadar yaşadıklarınız anlamsızlaşır, Kâbe'nin muhteşem büyüsüne kapılırsınız. En güzel duanızı orada yaparsınız, en kalbî namazını orada kılarsınız. İster dindar olun, ister sadece Kelime-i Şahadet getirmek dışında İslam'ın emrettiği hiçbir farzı yerine getirmemiş olun, Kâbe'nin muhteşemliği karşısında etkilenmemeniz mümkün değil. En güzel bina, en güzel manzara, en güzel şehirler, en güzel doğalar Kâbe karşısında anlamsız kalıyor.
EN KOLAY TAVAF YAPMA TÜYOLARI
Sabah 8'den itibaren 11'e kadar tavaf yapabilirsiniz. 11 ile 13.30 arası uzak durun. Eğer sürekli tavaf halinde olmak istiyorsanız 13.30'dan itibaren gidebilirsiniz. Ama en iyisi ikindi namazından sonra gitmeyi düşünün. Hac zamanı Kâbe'yi boş bulmanız mümkün değil. Yatsı namazından yarım saat sonrası ile saat 03.00 arası en rahat tavaf yapılacak zaman dilimi.
Tavaf sırasında Hacer-ül Esved taşına, Kâbe'ye ya da Makam-ı İbrahim'e dokunmak istiyorsanız acele etmeden sol adımınızı biraz içeri doğru atın. Her adımda sola doğru kayın, ama acele etmeyin, yavaş yavaş yaparsanız üçüncü turun sonunda kendinizi Kâbe duvarının dibinde bulursunuz. Kâbe'ye dokunmak için biraz itiş kakışı göze almanız gerekecek. O kadar sıkıntıyı yaşamayı göze almalısınız.
KÂBE'NİN YANINDA NAMAZ KILMAK İÇİN NE YAPMANIZ GEREKİYOR?
Cevabı oldukça basit. Zaten yapacağınız başka bir iş olmadığı için erken saatte Kâbe'de olun. Öğle namazını Kâbe'yi karşınıza alarak kılmak için, saat 8'den itibaren orada olup dua ederek, nafile namaz kılarak vakit geçirebilirsiniz. Ezan okunduğunda ise cemaatle namaz kılma şansına sahip olursunuz.
TRAFİK FELAKET, TAKSİLER KARABORSA
İstanbul'da yaşıyorsanız sorun değil ama başka illerden gidenler Mekke'de trafik sorunu yaşayacak. Kâbe ve etrafındaki 7-8 km alanda sürekli trafik oluyor. Kurallara uyma konusunda Arap şoförlerinin Türklere rahmet okuttuğunu da hatırlatmakta fayda var. Hac dönemindeki en dikkat çeken noktalardan biri taksi ücretlerindeki karaborsa. Normal zamanda taksiyle 20 riyale gittiğiniz bir mesafeyi hac döneminde 200 riyale bile gidebilirsiniz. Mutlaka pazarlık yapın. Gidiş ve geliş karaborsaları da farklı. Kâbe'ye ulaşmak için pazarlık şansınız yüksek. Ama dönüşlerde hem trafiğin yoğunluğu hem taksi sıkıntısı hem de yorgunluk nedeniyle bu şansınız azalıyor. Taksici ne kadar isterse kabul etmek zorunda kalıyorsunuz.
EN BÜYÜK AÇIK HAVA OTELİ
Burada trafik ya da taksi bulma derdi olmayan hacıların sayısı da bir hayli fazla. Günün 24 saati Kâbe etrafında yaşayan insanlar var. Oradaki aşevlerinde ya da lokantalarda karınlarını doyuran insanlar Kâbe etrafına serdikleri seccadelerin üzerinde uyuyor. Kiminin üzerinde battaniye var, kimininkinde o da yok. Direkt beton üzerine yatan hacılar da var...
İHRAM BAĞLAMA(MA) METOTLARI
Hacca gitmek için havaalanına geldiğinizde yaşadığınız tedirginlikten biri de (eğer iyi bir rehberiniz yoksa) ihramı nasıl giyeceğiniz konusu. Aslında hiç sıkıntı yapmaya gerek yok. İhramın nasıl giyileceğini bilen biri yoksa istediğiniz gibi giyebilirsiniz. Tek kural tavaf, Safa-Merve arasındaki yürüyüş sırasında sağ omzun açıkta olması. Onun dışında her türlü bağlama şekilleriyle karşılaşıyorsunuz.
MEKKE'NİN KÜÇÜKARMUTLU VE ETİLER'İ
Kabe'nin etrafı otellerle çevrilmiş durumda. Hacı adaylarına hizmet veren lüks otellerde kalmak ibadeti kolaylaştırması açısından faydalı. Ancak oteller kutsal mabedi tamamen kapatamamış. Tıpkı Türkiye'deki Etiler-Küçükarmutlu hattında olduğu gibi (ikisi de Boğaz'ı görüyor, ama biri zenginlerin yeri, diğeri varoşların) Kabe'yi gören eski evlerin olduğu mahalleler de bulunuyor. Kâbe'den bakan biri Zemzem Tower ile eski evlerin olduğu mahalleyi aynı karede görüyor.
PLASTİK ÇATAL VE BIÇAKLARA ALIŞIN
Mekke'de hac döneminde hangi lokantaya giderseniz gidin (lüks oteller hariç) yemeklerinizi plastik çatal ve kaşıklarla yemek zorunda kalırsınız. Konuştuğumuz bir Türk lokantasının sahibi, bu durumu 'Kullan at yapmasak yetiştiremeyiz' diye açıklıyor. Mekkeliler böyle dese bile Medine'de hiç plastik çatal ve bıçak veren restorana rastlamadık.
MEDİNE TÜRK PAZARI GİBİ Mekke'de çok yoğun olmasa bile Medine'de hediyelik eşya satan dükkanların arasında Türklerin sayısı hiç de az değil. Sadece Türkler değil diğer ülke vatandaşları da "Türk pazarı" adı altında satış yapıyor. Birçok ibadet yerinde ve alışveriş merkezindeki uyarı levhalarında üçüncü dil olarak Arapça ve İngilizceden sonra Türkçe kullanılıyor.
EZAN OKUNUYOR, KEPENKLER İNİYOR
Ezanla birlikte esnaf hemen kepenk kapatıp namaza gidiyor. Kâbe'nin karşısında bulunan Zemzem Tower'ın altındaki dev alışveriş merkezinde bile ezanla birlikte bütün koridorlar namaz kılan insanlarla doluyor.
HAC FARZDIR VE GÜZELDİR
Bütün bu teferruatlar ve detaylara rağmen şunu unutmayın: Hac farzdır ve güzeldir. Mekke'den Müzdelife'ye milyonlarca insanın mahşere akan görüntüsü, Kabe'nin büyüleyici atmosferinden ve Medine'de Mescid-i Nebevi'de kılınan sabah namazından sonra bütün bu detayların anlamsızlaştığını görüyorsunuz. Evet, hac hep söylendiği gibi muhteşem bir ibadet. Bu nedenle bekletmeyin, genç yaşta gidin. O duyguyu mutlaka yaşayın ve anlatın... ZAMAN
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun da katıldığı kura çekme töreni, başkanlığın Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Bardakoğlu, burada yaptığı konuşmada, hac için bu yıl 772 bin başvuru yapıldığını, bunların yüzde 53'ünün kadın, yüzde 47'sinin de erkek olduğunu belirtti.
Hacı adayları, kura sonuçlarınıhttp://hac.diyanet.gov.tr adresindeki ''kura sorgulama'' bölümünden TC kimlik numaraları ile öğrenebilirler.
Türkiye'nin bu yıl 70 bin hacı kontenjanı olduğuna işaret eden Bardakoğlu, ''Ama bizim umudumuz var. Bu rakamın 70 binde kalmayacağı, ilave kontenjan alacağımız konusunda umudumuz var'' diye konuştu. 70 bin kişilik kontenjanın, iller bazında kurayla belirleneceğini belirten Bardakoğlu, kuraların sadece 2008 yılı için geçerli olacağını vurguladı.
Türkiye'nin, İslam ülkeleri arasında hac organizasyonunu en başarılı şekilde yürüten ülke olduğunu belirten Bardakoğlu, her yıl hizmet kalitesini artırdıklarını söyledi. Bu yıl hacıların, eşleriyle birlikte hacca gideceklerini bildiren Bardakoğlu, ''Refakatçi sistemini kaldırmış olmamızın da herhalde en büyük faydası hanım hacı adaylarına oldu'' dedi.
STANDART ODALARDA EN FAZLA 5-7 KİŞİ KALACAK
Standart, müstakil ve otel tipi olmak üzere 3 kategoride hac hizmeti sunduklarını kaydeden Bardakoğlu, aldıkları önemli bir kararla standart hac organizasyonunda, odalarda ''5 ya da 7 kişi'' kalacağını bildirdi. Bardakoğlu, 7 kişiden fazla hacı adayının odalarda toplanmayacağını söyledi. Müstakil ve otel tipi kategorilerdeki adayların standart kategoriye geçişine izin verilmeyeceğine dikkati çeken Bardakoğlu, standart kategorideki adayların ise belli bir sıra dahilinde müstakil ve otel tipi kategorilere geçebileceğini bildirdi.
Kurada ismi çıkan adayların, 7-18 Haziran tarihleri arasında kesin kayıt yaptırabileceğini duyuran Bardakoğlu, isteyen adayların Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Organizasyonu, isteyenlerin ise seyahat acenteleri ile hacca gidebileceklerini söyledi.
Hac için ayrıca 30 bin kişilik birinci yedek sırası belirleyeceklerini belirten Bardakoğlu, bu adayların herhangi bir kesin kayıt ücreti yatırmaksızın sıralarının belli olacağını söyledi. Bardakoğlu, yedek adaylar arasında hacca gidemeyecekler için gelecek yıl ayrıcalık yapılmayacağına dikkati çekti.
''KONTENJANIN ARTTIRILMASI İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK''
70 bin kişilik kontenjanın arttırılması için çalışmalara başladıklarını kaydeden Bardakoğlu, ''770 bin rakamı, kuvvetli bir gerekçe bizim için. Bunu değişik zeminlerde dile getirerek daha fazla hacı adayının hacca gitmesini sağlamaya çalışacağız'' dedi. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu olarak hac hizmetlerinin belli bir standartta verilmesini önemsediklerini kaydeden Bardakoğlu, bu nedenle hac organizasyonunu yapan tüm acentelerin de standartlara riayet etmesi gerekeceğini söyledi.
''HACI ADAYLARI YETKİSİZ ŞAHISLARA KANIP DA MAĞDUR OLMASINLAR''
Hacı adaylarına seslenen Bardakoğlu, organizasyonla ilgili yapılan vaatlere, verilen ilanlara dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. Hiçbir hacı adayının telkin ve yönlendirme altında kalmamasını, özgür iradeleriyle karar vermelerini isteyen Bardakoğlu ''Hacı adayları mutlaka verilen vaatleri, yapılan beyanları incelesinler, yapacakları şartnameyi incelesinler. Herhangi bir mağduriyete maruz kalmasınlar ve mutlaka yetkili seyahat acentesi ile veya ilgili müftülükle sözleşme yapsınlar. Yetkisiz şahıslara kanıp da mağdur olmasınlar'' diye konuştu.
Bardakoğlu, kesin kayıtların her ilde yüzde 60 Diyanet İşleri Başkanlığı, yüzde 40 da acenteler oranı gözetilerek yapılacağını söyledi. Adayların ikinci kez hacca gitmelerini önlemek konusunda titiz davrandıklarını kaydeden Bardakoğlu, ''Kendini bilen bir kimsenin mükerrer hac için müracaat etmemesi gerekir'' dedi. Daha önce hacca giden birinin bu yıl tekrar gittiğinin belirlenmesi halinde kaydının iptal edileceğine işaret eden Bardakoğlu, ''Bu kişinin ikinci kez hacca gittiği havaalanında dahi tespit edilse hacca gönderilmeyecektir'' dedi. Bardakoğlu, ayrıca ikinci kez hacca gitmeleri engellemek için bu yıl kadınların, hacca gitmemiş refakatçıyla hacca gitmeleri şartı getirdiklerini ifade etti. Hacıların eğitimine verdikleri öneme de değinen Bardakoğlu, kuralar kesinleştikten hemen sonra hac eğitimlerine başlayacaklarını söyledi. Bardakoğlu, eğitimlerin hac ibadetinin daha bilinçli yapılmasını sağladığını belirterek, bütün hacı adaylarının yapılan her eğitime katılmasını tavsiye etti.
ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİNE 600 KİŞİLİK KONTENJAN
Şehit ve gazi ailelerine bu yıl kura sıraları esas alınarak 600 kişilik kontenjan ayırdıklarını bildiren Bardakoğlu, ''Çünkü onlar bizim için, ülkemiz için, birliğimiz dirliğimiz için canlarını feda ettiler. Her türlü minnet ve şükran onlaradır. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulumuz böyle bir jesti vazife olarak gördü'' dedi.
Bardakoğlu, şehit ve gazi ailelerinin nasıl müracaat edecekleri konusunda müftülüklerin duyuru yapacağını söyledi.
Bir hacı adayının, yaş sınırlaması olup olmadığını sorması üzerine Bardakoğlu, böyle bir sınırlamanın olmadığını söyledi. Sağlığın hacca gitmeye engel olmaması halinde herkesin hacca gidebileceğini ifade eden Bardakoğlu, şunları kaydetti:
''Ancak şunları izliyoruz; Türkiye olarak hacılarımızın katkılarıyla ödediği parayla 700-800 sağlık personelinin çalıştığı 2 büyük hastane açıyoruz ama maalesef hastanelerimiz ilk günden diyaliz hastası, kronik böbrek hastası, astım hastalarıyla doluyor. Hacı adaylarımız sağlıkları el vermediği halde adeta oradaki bir ayları kendilerine zehir olacağını bildikleri halde 'o bereketli topraklarda bulunayım, öleceksem orada öleyim' diye yazılıyorlar. Sağlık durumu el vermeyen hacı adaylarımız müracaat etmesinler. Gönüllerinden geçen dua, niyet onlara inşallah Allah katında hac sevabı kazandırır ama çok ağır hastalığı olup da oranın tadını bereketini hikmetini kavrayamayacak hastalar sadece başkalarına yük oluyor. Zaten dinen de bu tür sağlık sorunları olan kişilerin hacca gitmesi doğru değil.''
Bir gazetecinin, para karşılığı olan kuralara kumar dendiğini, hacı adaylarının kurayla belirlenmesinin doğru olup olmadığı şeklindeki sorusuna Bardakoğlu, ''Biz hacı adaylarımızdan yüzer dolar toplasak da kura ile onları 50-100 kişiye dağıtsaydık o piyango olurdu. O ayrı konu. Burada hiç kimsenin kimseye bir menfaati geçmiyor. Sadece 770 bin kişinin sırada beklemesi halinde bunlardan 70 bin kişiyi nasıl ayırırız? Bu bir kura. Çok öteden beri kura ile piyango arasında hiçbir alaka, benzerlik yoktur. Çünkü birinde menfaat, menfaatin kurayla paylaşımı vardır, diğerinde bir hakkın, hukukun, bir sıranın belirlenmesi vardır. Yoksa ki bütün kuralar haramdır gibi bir kanaate varırsanız hayatı felç edersiniz'' diye cevap verdi.
Bardakoğlu, konuşmasının ardından, merkezi sistemle bilgisayar ortamında düzenlenen kura çekimini başlattı. Kuraya ilk olarak Ankara'dan başlandı. Kura daha sonra il trafik kodlarına göre devam etti. Kurada isminin çıktığını görünce çok sevinen Nafiye Ertaş, ikinci kez kuraya katıldığını ve kurada çıktığı için çok heyecanlı olduğunu söyledi.
Bardakoğlu, kurada çıkan Ertaş'ı tebrik ederken, Ertaş ikinci kez hacca gittiğini belirtti. Ertaş'ın daha önce hacca gidip gitmediğini araştıran Hac Dairesi Başkanı Seyfettin Ersoy ise bir açıklama yaparak, Ertaş'ın heyecandan yanlışlıkla ikinci kez hacca gittiğini söylediğini, oysa Ertaş'ın ikinci kez başvuru yaptığını ve bu yıl ilk kez kurada isminin çıktığını ifade etti...
03.04.2008 13:39:57